Doktora Sor




Telefon: 0312 443 0 337
WhatsApp: 0532 745 26 28

E-posta: info@estenik.com.tr

Adres: Tepe Prime Avenue B Blok No:34 Eskişehir Yolu Çankaya / Ankara

Doku ve Yağ Enjeksiyonu

Vücudun ve yüzün istenen bölgelerine dolgunluk kazandırmak için söz konusu bölgelere yağ enjekte edilmesi olayına yağ enjeksiyonu denir. Yanaklar, dudaklar, alın bölgesi, çene ucu, kalça ve bacaklarda bulunan çökük bölgeler, yanak – dudak çizgisi gibi alanlar yağ enjeksiyonunun uygulandığı bölgelere örnek gösterilebilir.

Doku ve Yağ Enjeksiyonu

Yağ Enjeksiyonu İçin Yağ Nerelerden Alınır?

Özel liposuction enjektörleri ile karından alınan yağların yanı sıra, kalça ve bel bölgesi de yağ alımının sıklıkla yapıldığı bölgelerdir. Liposuction uygulanması planlanan hastanın kol ve bacak bölgesinden alınan yağlar, hatta göz kapağı estetiği operasyonlarında hastaların gözaltı torbalarından alınan yağlar dahi enjeksiyon için kullanılabilir.

Yağ Enjeksiyonu Nasıl Yapılır?

Genellikle lokal anestezi adı altında yapılan yağ enjeksiyonu, bazen genel anestezi uygulanan bir operasyonun evresi de olabilir. Yüz germe işlemi yaparken yanakların yağ enjeksiyonu ile dolgunlaştırılması bu tarz vakaya örnektir. Alınan yağlar yıkama, santrifüj gibi birtakım işlemlerden geçirilerek uygun bir enjektöre aktarıldıktan sonra transfer yapılacak bölgeye enjekte edilir. İşlem kesi yapılmadan uygulandığı için herhangi bir iz bırakmaz.

Yağ Enjeksiyonu Kalıcı Bir Dolgunluk Sağlar mı?

Transfer edilen yağ hücrelerinin ne kadarı yaşarsa yağ enjeksiyonu o kadar başarılı ve kalıcı olur. Son zamanlarda kullanılmaya başlayan bazı cihazlarla alınan yağların havayla temas etmeksizin ilgili bölgeye transferi sağlanabilmektedir. Bu sayede doku kaybı daha az olmakta ve bu durum transfer edilen yağların kalıcılık süresini uzatmaktadır.

Yağ enjeksiyonu işleminin hyaluronik asitli dolgu malzemeleriyle yapılan dolgunlaştırma işlemlerine nazaran daha üstün olmasının sebebi budur. Yağ hücrelerinin canlılığını ne oranda koruyabileceği, yağın transfer biçimine, operasyonda kullanılan cerrahi malzemeye, çeşitli işlemlerden geçirilen yağların aktarımına bağlı olarak değişkenlik gösterir.

6 aylık süre zarfında aktarılan yağların kalıcılığını sürdürme oranı ortalama %40’tır. Bu durum, zaman zaman yağ enjeksiyonunun tekrarını gerektirmektedir. Enjeksiyonun başarı şansının daha yüksek olduğu bölgeler hareketsiz bölgelerdir. Örnek vermek gerekirse, kol, bacak gibi hareketli alanlara nazaran yanak bölgesine yapılan yağ enjeksiyonu daha başarılı sonuçlar vermektedir.

Yağ Enjeksiyonu En Sık Hangi Bölgelere Yapılır?

Yüz bölgesi, yağ enjeksiyonunun en sık uygulandığı bölgedir. Yüz bölgesine; dudakların kalınlaştırılması, elmacık kemiklerinin dolgunlaştırılması, alt çenenin belli oranda büyütülmesi, ağız kenarındaki kırışıklıkların dolum yapılarak yok edilmesi gibi birbirinden farklı amaçlarla enjeksiyon yapılabilir.

Hatta daha sonra yapılması planlanan operasyon öncesinde prova amaçlı yağ enjeksiyonu yapılabilir. Elmacık kemiklerinin çok belirsiz olduğu hastalara yapılacak yağ enjeksiyonu işleminin sonuçlarının önceden prova edilebilmesi buna örnektir. Provadan tatmin edici sonuçlar alınırsa, yağlar kalıcılığını bir süre sonra yitireceğinden bölgeye kalıcı olarak implant uygulanır.

Yağlar; kalçaların şeklini ve daha önce yapılan liposuction işlemlerinden kalan deformasyonları düzeltmek amacıyla da sıklıkla kullanılır. Ayrıca bazı kazaların oluşturduğu çöküntülerin tedavisinde de yağ enjeksiyonu rahatlıkla kullanılabilir.

Yağ Enjeksiyonu İle Göğüs Büyütme

Yağ enjeksiyonu, seçilmiş vakalarda göğüs büyütme maksadıyla yapılabilir. Özellikle göğüslerinin fazla büyük olmasını istemeyen kadınlarda, bel ve karın bölgesinde yağ alınabilecek yeterli kaynak varsa başarılı sonuçlar verir. Operasyondan sonra bir yıllık süre zarfında bir seans daha yapılması halinde işlem çok daha başarılı olacaktır.

Yağ Enjeksiyonu Ne Kadar Sürer?

Yağ enjeksiyonunun yaklaşık süresi 30-60 dakikadır. Lokal anestezi uygulansa dahi, işlemin ameliyathane ortamında uygulanmasında fayda vardır. Hastanın rahatlaması amacıyla sakinleştirici ilaçlar kullanılabilir. Ayrıca operasyonun basit görülüp küçümsenmemesi, birçok aşamadan oluşan bu işlemin mutlaka steril bir ortamda yapılması gerekir.

Yağ Hücreleri Depolanabilir mi?

Yağ enjeksiyonunda artan yağların uygun soğutma şartlarında steril tüpler içinde depolanabilmesi mümkündür. Depolanan yağlarla enjekte işlemi tekrar yapılabilir. Her ne kadar yağ alım işleminin tekrar edilmemesi nedeniyle hastalar tarafından tercih edilen bir yöntem olsa dahi, yeniden yapılacak enjeksiyon işlemlerinde taze olarak alınan yağların kullanılması daha sağlıklı olacaktır. Yağların tüplerin içinde değil, insan vücudunda kalması daha doğru bir tercihtir. Yağlar taze olarak alınıp kullanılmazsa enfeksiyon riski artacak ve enjeksiyonun başarı ihtimali azalacaktır.

İşlem Öncesi Nelere Dikkat Edilmelidir?

Enjeksiyon işlemi öncesinde aspirin benzeri kan sulandırıcı maddelerden on gün süreyle uzak durulmalıdır. Hastanın sürekli kullandığı ilaçlar ve geçirdiği önemli rahatsızlıklara ilişkin bilgiler doktora mutlaka bildirilmelidir.

Hastanede Kalış Süresi Ne Kadardır?

Yağ enjeksiyonu işleminde genel anestezi uygulansa dahi, işlem sonrasında hastanede kalmak gerekmeksizin hasta aynı gün taburcu olabilir.

Ameliyat Sonrası Neler Yapılmalı ve Nelere Dikkat Edilmelidir?

Yağ enjeksiyonunun uygulandığı bölgede oluşacak şişliği azaltmak amacıyla ameliyattan hemen sonra soğuk uygulamasına başlanır. Soğuk uygulaması, buz torbaları veya özel jellerin 15 dakikada bir yahut saat başı ilgili bölgede dolaştırılmasıyla yapılır.

Özellikle işlem sonrasındaki ilk iki gün, uygulama bölgesindeki şişlik enjeksiyonun miktarından daha fazla olabilir, ancak söz konusu şişlik zaman içerisinde azalacaktır. Dudak bölgesi enjeksiyonlarında bu süre biraz daha uzayabilir ve biraz daha aşırı şişlikler görülebilir. Ameliyatın yapıldığı bölge ameliyatın ertesi günü yıkanmaya başlanabilir ve bölgeye nemlendirici krem sürülebilir. Operasyondan 4-5 gün sonra şişliklerin dağılması amacıyla bölgeye hafif masajlar yapılması yararlı olacaktır. Aşırı sıcak ve buhar şişliği arttırdığı için ameliyat sonrasında bu ortamlardan uzak durmak gerekir.

Ameliyattan sonraki ilk birkaç gün dışında, yağ enjeksiyonu hastanın günlük yaşamını etkileyecek sıkıntılara neden olmaz. Olası ödem fazlalığı, morluk ve şişlik risklerinden dolayı ilk iki gün istirahate biraz daha ağırlık verilmelidir.

Enjeksiyon için giriş noktası olarak belirlenen bölgelere konulan küçük bantlar, işlemden sonraki birkaç saat içerisinde ya da operasyonun ertesi günü alınabilir. İşlemden sonra beş gün süreyle koruyucu antibiyotik kullanılması tavsiye edilir.

İşlemden sonraki ilk dönemlerde enjekte edilen yağdan daha dolgun bir görüntü ortaya çıkabilir. Her ne kadar küçük bir operasyon da olsa bölgede ödem oluşması normaldir. Bu ödem, yağ enjeksiyonundan bağımsızdır. Zaman geçtikçe ödem hızla dağılır ve azalarak kaybolur. Yağ enjeksiyonu kullanılarak yapılan doku büyütme işlemleri ise kalıcıdır.

Yağ Enjeksiyonunda Çıkabilecek Sorunlar Nelerdir?

  • Her ameliyatta olduğu gibi, her ne kadar gerekli tedbirler alınsa dahi yağ enjeksiyonu işlemi sonrasında da enfeksiyon riski mevcuttur. Enfeksiyon; ağrı, bölgede kızarıklık, vücut ısısında yükselme, hassasiyet şeklinde kendini gösterebilir. Enfeksiyon, uygun antibiyotiklerle tedavi edilebilir.
  • Bir süre geçtikten sonra yağların bir kısmının erimesi bölgede dolgunluk kaybına yol açar. Bu takdirde enjeksiyon tekrar edilebilir. Yağların dağılımı gibi, yağlardaki erime de homojen olacaktır. Erimede asimetri çok nadir görülür.
  • Bölgede nadiren aşırı hassasiyet ya da uyuşukluk görülebilir. Böyle durumlarda bölge masajlarla yumuşatılarak duyunun daha çabuk düzelmesi sağlanabilir.
  • Yağ enjeksiyonunun yüzeysel olarak uygulanması, işlemin yapıldığı bölgede renk değişikliğine sebep olabilir. Bu, telafisi çok güç bir durumdur. Bu yüzden yüzeye yakın ve tekrarlayan enjeksiyonlardan uzak durulması gerekir.
  • Çok zayıf bir ihtimal olsa da, belirli bir noktaya aşırı yağ enjeksiyonu yahut yağın düzgün biçimde verilememesi, yağın gruplar halinde ele gelebilen kitlelere dönüşmesine sebep olabilir. Derinin çok ince olduğu göz kapağı gibi bölgelerde bu duruma daha fazla rastlanabilir. Doku ödemini azaltan ilaçlarla ve masajla tedavi sağlanabilir.